Güncel Eleştirel Blog GerginGergedan.Org

Bu Zihniyet O Zihniyet İşte

Tünel Meydanında Asılı Doll

Fotoğraf : Gözde Takıl - gozdetakil@gmail.com - Behance : http://www.behance.net/GozdeTakil

Tünel Meydanı’ndaki Sokakta Şenlik kapsamındaki atölyelerden birinde Yunan sanatçılar jartiyerli bir oyuncak yaptılar. Göğüs uçlarının açık olduğu bu oyuncak çoğu zaman insanların diş ve elleriyle tacizlerine maruz kaldı.  Sorun bu değil, sorun şu ki bu oyuncağın orada asılmasına anlam veremeyen, oyuncağı “saçma, bu sanat değil, anlamsız” olarak tabir eden insanların olması.

Şenlik kapsamında ben de gönüllüydüm. Son gün bir adam geldi ve bunun burdan derhal kaldırılmasını, yoksa zorla kaldıracağını söyledi. Nedeni ise çevrede ermişlerin yatmasıymış. Durum her ne kadar açıklansa da ve bu durumu Türkçe, yani adamın anlayacağı dilden açıklasak da farklı görüşleri hazmedemeyen bu dünya için tamamen talihsiz olan kişilik anlamadı ve telefonuyla birilerini aramak istedi. Polise şikayet etti fakat sonuç alamadı.

Adamın savunduğu tezlerden biri şu : “Burada Divan Edebiyatı eserleri var, böyle anlamsız bir şeyi buraya asamazsınız.” Tamam, bu durumu açıklamak için nazik bir dil kullanabilir. Ayrıca Divan Edebiyatı şairleri de bütün şairler gibi normal insanlardır, kimilerinin ise esrar kullandığı söyleniyor. Bunu geçtim, her neyse, esrar kullanıp kullanmadıkları onların kendi iradesidir. Ama bir kere eğer savunacaksa oyuncağın o bölgeye asılmayacağını, belki Galata Mevlevihanesi o bölgede diye istememesi gerekirdi nazikçe, biz de saygı gösterebilirdik bu nazik isteğe. Bakın neyi savunduğunu bilmeyen biriyle karşı karşıyayız.

Hiçbir sanat eseri anlamsız değildir, anlamsızlık rölativ bir kavramdır. Sanat eserinin anlamsız olduğunu ancak sanatçı söyleyebilir, kaldı ki anlamsızlık bile bir anlamdır. Sanatçı olduğunu iddia eden bu adam, sanat eserini oradan kaldırmak istedi. Çelişki…

Sonuç olarak Beyoğlu polisi gayet olgun bir tavırla, bizden bu oyuncağı biraz daha kenara asmamızı istedi. Sorun çözüldü. Yani onu kenara asınca, daha namuslu (!) oldu.  Beyoğlu polisine örnek davranışından dolayı buradan teşekkürlerimi sunarım kendi adıma.

O ZihniyetBu zihniyet İdil Biret gibi bir sanatçının afişlerini yakan, yırtan, Barbie bebeklerden tahrik olan zihniyetle aynı zihniyet. Avrupa Birliği bizi iple çekiyor!

Anlamsızlık… “Bohemian Rhapsody” şarkısı için Freddie Mercury yorum yapamamıştır. Anlamsızlık dinleyenin zihninde  “anlamlara” çekilir.

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:
  • Facebook
  • MySpace
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Live
  • FriendFeed
  • Reddit
  • email

9 Tepki “Bu Zihniyet O Zihniyet İşte”

  1. Oğuz diyor ki:

    @Rıdvan o halde ben de tünele arka kapıdan biner giderim sokak şenliğinden :)

  2. Ridvan diyor ki:

    Arka kapıdan binip gitme olayını takdir ettim fakat ben yapamadım :)

  3. Barbaros Mülayim diyor ki:

    Yok böyle bir zihniyet hocam. Diyorlar ki bir de haklıymış gibi ” Bizim İdil Biret hanımefendiye hiçbir saygısızlığımız dokunmamıştır. Bizim yaptığımız protesto tarihimize yapılan saygısızlık sonucu ortaya çıkmıştır.”. Bak hele lafa bak. Savunduğu şey ise Topkapı Sarayı’nda neymiş efendim Şampanya içilecekmiş. Başlarım senin tarihine. Bizim tarihimiz değil sanki. Tarihin korucusu sen misin? Hem koruyacaksın da böyle mi koruyacaksın? Eğer bir tartışma ortamında tarihinle ezdirmiyorsan kendini o tarihi koruyorsun demektir. Bunu yazan RIDVAN arkadaşıma da çok teşekkür ediyorum. Az bile yazmışsın kardeşim…

  4. Ridvan diyor ki:

    Teşekkürler Barbaros. Ülke insanının en çok yaptığı hata “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak”. Yani bu yüzden ülkede üfürükçüler, nefesçiler hala var. İdil Biret konusuna gelince, sanki daha önce Topkapı Sarayı’nda ağırlanan yabancı misafirler, devlet adamları hiç içki içmemiş gibi bir tavır içindeler. Radikal medya insanları koyun sürüsü gibi yönetmek istiyor.

  5. Barbaros Mülayim diyor ki:

    Sen bilmiyorsun. O topkapı sarayında ağırlanan yabancı misafirler, devlet adamları hep ELMA SUYU içtiler. Ondan bugüne kadar hiçbir itiraz olmadı. ”ha elma suyu mu? iyi iyi.”

  6. Serdar Kısacık diyor ki:

    Türkiyedeki kendini hala aşamamış biraz geride kalmış insanlardan bahsediyoruz sanırım.Sanatla dini karıştıran insanalardan bahsediyoruz sanırım.Ve en üzücü yanıda düşünmeden eleştiren insanlardan bahsediyoruz.Türkiyemin en üzücü yanları işte.

    Bakış açısı var,bakış açısı var.

    Emeğine sağlık kardeşim.Güzel bir yazı olmuş ve ayrıca beyoğlu polisine tavrından dolayı teşekkür ederim(!).

  7. Umut Selim diyor ki:

    Barbie bebekten nem kapıp bi tarafları kalkan insalar değil mi bu tepkileri verenler?Sorunumuz aslında bu insanların kendileri ve onların kafataslarının içindeki şeyi(beyin diyemiyorum yok çünkü)dolduran hocaları.
    Azınlıktan çoğunluğa ERDİ bunlar.Karabulut gibi ülkemin üstünde gezmekteler.Tek çaremiz eğitimden geçmekte sanat eğitimi değil bu bildiğimiz eğitim.Kafataslarının içindekinin beyin olduğunun farkına varmalarını sağlayacak olan eğitim

  8. Fırat diyor ki:

    Adam doğru söylemiş. Her türlü heykel dahil bunun dışında hele hele cinsellliği çağrıştıran her türlü heykel sanat değildir. Ben Müslümanım ve bu dinin ihali olduğuna kesinlikle imân ediyorum. İyiyi ve kötüyü ayırt etmekte islâmı ölçü alıyorum. Doğrusu da budur.

    Sanat insanlara faideli olanı yapmaktır. Zararı faydasına galip olana emek olsa dahi sanat demek cinayet olsa gerektir. Doğru söyleyen insanlara beyinsiz diyorsunuz. Yobazlık bu olsa gerek.
    Barbie bebekten tahrik olan diye aşşağılamaya çalıştıgınız insanlar iffet ve namuslarından öyle konuşuyorlar. Bu konuda o kadar hassaslar ki başkasının ırz ve namusuna dolaylı yoldan tecavüz dahi hatırlarına getirecek şeylerin yeryüzünden kalkmasını istiyorlar. Şehvetlerini serbest bırakan insanlar ise şehvetin sürekli peşinde olmanın verdiği şehvet donukluğuyla karşı tarafın iffetine söz atmaya kalkması herhalde sadece boş bir saçmalıktır. Sen kendinle meşgul ol. Gözlerin nereye bakıyor gün boyu aklına neler geliyor ne sözler sarfediyorsun bilmezsin. Birisi demiş: Barbie bebek cinselliği çağrıştırması yonuyle sakıncal deyince tahrik oluyor, amma da cinsi sapık demeye çalışıyorsun. İnsafın kaldıysa iyi bak. Kim sapık kim değil.

  9. Ridvan diyor ki:

    “Her türlü heykel dahil bunun dışında hele hele cinsellliği çağrıştıran her türlü heykel sanat değildir.”
    Peki herkes iyiyi ve kötüyü ayırt etmekte sizin belirlediğiniz kuralları mı ölçü almak zorunda? Sanatın değerini bir zümre, bir inanç mı belirler? Kimseye karşı yazımda herhangi bir beyinsiz yakıştırması yapmadım. Ayrıca insanlara “faideli” olanı yapmak sanat değil, olsa olsa belki zanaattır. Doğru olarak belirttiğiniz şeyleri dünya kabul etmek zorunda değil. O size göre doğrudur, siz inekleri kesip yerken hiç Hinduların gururlarını incittiğinizi düşündünüz mü? Barbie bebekten tahrik olan kesimi ise sonuna kadar aşağılarım. İnsan önce kendine hakim olmalıdır. Eğer Barbie bebeklerde cinselliğe dair şeyler görüyorsa birisi, o insanın kafası seks ve ona dair eylemlerle yanıp tutuşuyordur. Neden başka ülkelerde kimse Barbie bebekten tahrik olmuyor?
    Demişsiniz ki : “Bu konuda o kadar hassaslar ki başkasının ırz ve namusuna dolaylı yoldan tecavüz dahi hatırlarına getirecek şeylerin yeryüzünden kalkmasını istiyorlar..”
    Arap ülkelerinde kadınların kamusal alanda kapanmaları şart. Sizin deyiminizle “başkasının ırz ve namusuna dolaylı yoldan tecavüz dahi hatırlarına getirecek şeylerin”
    olmadığı ülkelerin erkekleri nedense sosyal network sitelerinde adım adım seks arıyorlar.

    İnsanlara beyinsiz demenin yanlışlığını anlatırken, insanlara yobaz diyorsunuz. Bindiğiniz dalı kesiyorsunuz, dikkat ediniz.
    Konuyu daha fazla uzatmak da istemiyorum. Bu site tartışmaya her zaman açık bir site. Yine cevap verirseniz yine yazarım.
    Rüzgarın yönündeki değişikliklere aldırmadan hep aynı yelkeni açan bir denizci asla limanına ulaşamaz. (Henry George)

Homurtuya Bir Tepki Bırak




Üste Git