Güncel Eleştirel Blog GerginGergedan.Org

Metalaştırmada Son Nokta: Genelevler

Metalaştırılan, toplumda küçümsenen, 35 liraya satılan hep onlar...

Metalaştırılan, toplumda küçümsenen, 35 liraya satılan hep onlar...

Günlerden bir gün. Otobüsün koltuklarından birinde giderken. Gergedan’a yazmak için güzel bir fikir geldi aklıma. Burayı okuyan insanlar merak etmiştir kesin bu yeri diye ve kapitalizmin acımasızlığını sere serpe ortaya koyan biryer olması sebebi ile “Yazıyorum ulan!” dedim. Gel gelelim aklımda oraya dair hiçbir fikir yok anlatılanlardan yazılan çizilenlerden başka. Bu sitenin meczubu da benim ya mekana gitmeye karar verdim. Zaten görmeden incelemeden de yazı yazmayı pek seven biri değilimdir.

-Neresi peki burası?

-Halk arasında kerane, biraz kibar olan adıyla genelev…

Gitmemdeki amaç sadece yazı yazmaktı. Herhangi bir şekilde cinsel münasebette bulunmak değildi amacım. Cima etmyecektim yani(Bu lafı da ayrı bir seviyorum.). Kökten karşıyımdır ben parayla insan vücudu satın alınması durumuna.

Neyse gün geldi çattı. Karaköy’e doğru yol aldım. Herkesin küçüklüğünden beri ağzında gevelediği şu meşhur Karaköy. Sorup soruşturmadım, buldum zaten o sokaktan o sokağa girerken ama bir gün yabancı dilde konuşarak arayacağım orayı neler söyleyecekler çok merak ediyorum.

Koca bir demirkapının arkasına geçtim kapıdaki polise kimliğimi gösterip. İçeri girmemle beraber tiz bir kahkaha koptu, başımı oraya çevirdiğimde Zürafa Sokak yazan koca  tabelayı gördüm. Daracık, pek hoş kokmayan sokakların arasında, küçük gecekondular falan işte. Heryerden “Bir dakika bekler misin?, Delikanlı 35 lira!” bağrıltıları geliyor, kollara ayrılan yıldırımın parçaları gibi kafanızın heryerine çarpıyordu. Her tarafı gözüken kadınlar evlerin önünde fink atıyor. Bir de vaziyet bir garip gittiğim saatten olsa gerek içeride 3-4 kişiyiz sadece. Kerane çaycısı küfüründeki zatla da yüzyüze karşılaşma fırsatı bulduğum mekanda neşelenmekten ziyade içim acıyor, hüzünleniyordum. Mutlu, istekli, güzel görünmek isteyen fakat gözlerinden uyku ve mutsuzluk akan bu insanları gördükçe kendimi kötü hissediyordum.

Durmamı isteyen kadınların biri önünde durdum.

*35 liraya olur.
-Herşey dahil mi peki?
*Gel kolbastı bile oynarım!
-Ben mastika seviyorum.

// Dizi dizi karşımda oynayan kadınlar//

Sadece baktım, hiç birşey demedim. Giderken arkamdan gırla küfür ettiler falan. Heryerini dolaştım. Çıktım sonra da Taksim’e gittim.

Oha be 30 liraya insan satıyorlar. Nasıl iş bu? Kadını bile metalaştıran zihniyet bu toplumda gezinmemeli bence. İnsan pazarlanan bir meta haline gelmemeli. Orada ilişkiye girip çıkan insan kendini ne kadar mutlu hissediyor? Sorgulamalı. Bir insanı para karşılığında kullanmış olmanın verdiği ağırlık var mı acaba omuzlarında? Veya zor durumdaki bir insanı becerirken vicdanına binen yükün farkında mı?

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:
  • Facebook
  • MySpace
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Live
  • FriendFeed
  • Reddit
  • email

Bir Tepki “Metalaştırmada Son Nokta: Genelevler”

  1. abuğra diyor ki:

    Sanki kendi kökünden değilmiş gibi bir insanı kiralamak ne kadar aşağılayıcı. Evet, ben bunu anladım, anladım…

Homurtuya Bir Tepki Bırak




Üste Git