Güncel Eleştirel Blog GerginGergedan.Org

Özlenen Tarih (İstanbul Belediyeciliği Üzerine Eleştiri)

SelDün sabah saatlerinden beri 80 senenin en yoğun yağmuru İstanbuluma indi.Kuraklıklarla ya da susuzlukla geçen günlerimizin ardından ilaç gibi yağıyordu göklerden.

Başlangıcında pek sorun yoktu aslında. Bardaktan boşalırcasına başlamış, kovadan boşalır gibi derken depolardan boşalır şekle dönmüştü birkaç saat içerisinde.Beklenir miydi? Beklenmezdi belki de yada beklenilebilir miydi?

TEM otoyolu sular altında kalmış ayçiçeği tarlalarından gelen otlar taaa kıyıya kadar ulaşmıştı. Bu belki beklenmeyebilirdi ya da tahmin edilemeyebilirdi. Sonuçta ‘Suç kimde?’yi tartışmamalıydı metropol, ‘Ne oluyor?’ ve ‘Ne olacak?’ı tartışmalıydı.

Çok güzel ve eğlenceli yıllardı bazı insanlar İstanbulumda söz sahibi olana kadar. Yıllarca kurtulmaya çalıştığımız yobaz takımından bahsediyorum tabii ki.Osmanlı bayrağını yıllarca taşımış bu şehirde elbetteki yaşama hakları vardı engellenemezdi de.Ama İstanbulumu kendileri gibi yobaz yapmak istiyorlardı. Bu engellenmeliydi, olmadı.Yapamadık veya yaptırmadılar.

Yılmadan çalıştılar ve belli noktalara gelmeye başlayıp yüklerini hafifletmeye başladılar.Bunları tartışmak aslında şimdi gereksiz. Sadece şimdilik gereksiz, asıl sorun başka.

Osmanlı İmparatorluğu sadece şeriatla yönetilmiyordu. Anayasa olarak koydukları Kuran değildi sadece. Şer-i Hukukun yanında örfi hukuk da vardı. Bu yüzdendir ki Fatih Sultan Mehmet şer-i hukukla bağdaşmayan ‘kardeş katli’ yasasını getirdi. Bu yasayla “Devletin bekası için kardeş katli vaciptir.” denildi. Yani dinde olması muhtemel olmayan bir durumu olur hale getirebildi ama istediği zevk değil devletin bekası idi. Şimdi din ve devlet işlerini birbirinden ayıran laik sistemin neden bu kadar gerekli olduğunu anlamayan insanlar oturup düşünmeliler.

Günümüze gelelim artık. Geçmişten bir örnek vereceğim. Haberlerde de gördük bugün. Büyük usta Mimar Sinan’ın Büyükçekmece’de Osmanlı ordusu geçsin diye yaptığı köprüsü… O sele karşın dimdik ayakta ve su tahliyesine imkan vermekte. “80 yılda bir gelen bir afet için İstanbul’a yapılması gereken yatırım bugünkünün 10 katı olmalı.” diyen bir başkan gördüm televizyonda. Demek istiyor ki İstanbul sele hazırlıklı ama bugün karşılaştığımız durum 80 yılda 1 kez olur ya da olmaz. “Bu durumun oluşmaması için şimdikinden 10 kat güçlü kanalizasyon sistemi yapmalıyız.” diyor başkan. Haklı olduğu noktalar vardır muhakkak. Koskoca başkanın boş konuşması gibi bir durum olacak değil ya!

Evet “80 yılda bir olan bir afet için o kadar para akıtılır mı?” tartışması yapılabilir. Ama 500 senelik köprü orada sapasağlam dururken, TEM otoyolu sular altında, E-5 ve D-100 köprüleri suyun tahliyesine imkan vermiyor.

Mimar Sinan 500 sene önceden debiyi hesaplamış ve köprüsü ulaşıma imkan sağlamaya devam etmekte. 90’ların başından beri İstanbulumdaki başkanlarım bu debiyi düşünmüşler midir? Hesaplamışlar mıdır? Şehir plancıları hangi projelerde kullanılmıştır? İstanbulun imarı neden hala tartışılır? İstanbulumun çehresini betonlaşmaya götüren zihniyetler rant arayan mahluklar ve de afetzede vatandaşlar…

Hepsini bir torbaya koyunca ne çıkıyor ortaya? 500 sene öncesi, 80 senede bir olan bir afet, sel basan otoyollar, taşan dereler, patlayan kanallar, tahliye edilemeyen sel suyu… Yahu o kadar çok var ki hepsini yazsam birisinin(birilerinin) istifa etmesi lazım. Etmeyeceğine göre helikopteri alsınlar, 3.köprüyü belirlesinler.

Bende gelmek isterim. Hiç helikoptere binmedim de. Belki hayırlı bir iş yapılmış olur.

Helikopteri alsınlar.

———————————————————————————————————————————–

Oldukça Gergin bir Gergedan olan takipçimiz Umut Selim Şahin‘in yazısıdır.

Unutmayalım ki GerginGergedan platformu onu izleyenlerin fikirlerine değer verir.

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:
  • Facebook
  • MySpace
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Live
  • FriendFeed
  • Reddit
  • email

Bir Tepki “Özlenen Tarih (İstanbul Belediyeciliği Üzerine Eleştiri)”

  1. reha.. diyor ki:

    tek solukta okudum.. başarılı bir tahlil..

Homurtuya Bir Tepki Bırak




Üste Git