Güncel Eleştirel Blog GerginGergedan.Org

Yaratıcı Çözümler Atölyesi: Dilencilik

dilenci

Leo Huberman okuyorum bu aralar. Çok hoşuma gidiyor. Feodal Toplumdan Kapitalizm’e cidden zengin bir kitap, özellikle üzerinde duruyorum. Okurken dilencilerle ilgili yazılan birkaç şey gözüme takıldı da. Ben de buraya yazmak istedim günümüz dilencilerine değinerekten.

Efendim şimdi Avurplılar ticaret yolu bulmak kaygısıyla dolaşırken oradan oraya Amerika kıtasını keşfediveriyorlar. Burada altın gümüş bol tabii. Bugünküne benzer ananomi ortaklıklar kurarak oradaki altını, gümüşü akıtmaya başlıyorlar Avrupa’ya, özellikle İspanya’ya. Altın gümüş bok tabi Avrupa’da noluyor sonra para çoğalınca ürünler pahalılaşıyor. Kral da o aralar palazlanan bir güç Avrupa’da lordlar güç kaybediyor.  Kral da ara ara değişik dümenler yapmak suretiyle paranın değerini düşürüyor, likit ihtiyacını karşılamak için. Ürünler hepten pahalılanıyor bu sefer. Olan tüccara, aracıya yarıyor ama sabit geliri olan elemanlar gümlüyor. Nominal gelir aynı ama gerçek gelir kuş olmuş. Şöyle düşünün sabit para alan kim vardır “Devlet memuru!” . Devlet memuru 3 lira alıyor aylık bu 3 lirayla da 2 ekmek alıyor. Sonra darphane basıyor parayı para çoğalınca değeri düşüyor ürünler de pahalılaşıyor. Memurun aylık geliri yine 3 lira fakat artık 1/2 ekmek alıyor.

Örnekten de anlaşılacağı gibi Ortaçağ Avrupası’nda durum bir hayli vahim. Sonra ortalık karışıyor. Özellikle bu sabit gelir alıp çarkı döndüremeyenler dilenci çeteleri kurmaya başlıyorlar. Bildiğiniz çete yahu. Tabi bu paranın değerinin düşüp ürünlerin pahalılaşması 2 asır boyunca süren bir süreç. Öyle çok dilenci çetesi olmuş ki sağı solu yağmalayanlardan tutun da ortalığı yakıp yıkanına kadar. Fransa’nın nüfusunun 1/3′ü dilenciymiş düşünün. Hatta zengin lordlar bu dilencileri öldürmek için av partileri falan düzenliyorlarmış. Kelle koltukta vaziyeti yani.

İşte dilencilik böyle aşamalardan geçmiş. Ama geçmişi sadece buna dayanmıyor tabii ki. Çeşitli numaralar yapıp para toplayan dilenciler de var. Sopa üzerinde yürüyen, ateş yutan, hokkabazlık yapan  insanlar; özellikle Avrupa’da çok yaygın bunlar özellikle 19.-20. yüzyılda. Gerçi ben bunlara pek dilencilik gözüyle bakmıyorum ama böyle kabul etmiş yazan.

Günümüz dilencilerine bakıyorum da bir hayli fazlalaştılar. Fazlalaşması bir kenara sektör oldu adamlar eminim ki limited, anonim falan oluyorlardır kendi aralarında. Onun dışında bir durum da şu ki ihtiyacı olan birini gördüğümde gerçekten para vermek istiyorum fakat samimiyetsiz birini gördüğüm anda hiçbirine para vermek gelmiyor içimden. Mesela Gaziosmanpaşa’nın kadrolu dilencisi teyze sünnet çocuklarını öpüp gösteri yapıyorsun. Öğlen saati Eyüp’te akşam üzeri genellikle akşam yürüyüşü yapılmak için çıkılan Gaziosmanpaşa caddelerindesin. Seni hep görüyorum. Bu durumda benim aklıma bir samimiyetsizlik getiriyor.

Bu dilenci bolluğu ayrıca ülke prestijine vurulan darbelerdn başka nedir? Tamam, herkes bu işi bayılarak yapmıyor. Ama barınma evlerinin bu duruma bir çare bulması gerekmiyor mu? Ahmet Haşim Frankfurt Seyahatnamesi’nde Alman arkadaşına sorar: “Bu dilencilere nasıl güvenip de para veriyorsunuz? ” Alman : “Eğer bir Alman dileniyorsa, gerçekten ihtiyacı vardır.” diyor. Kardeşim ben de para verdiğim dilenciye güvenmek istiyorum. Gönül ister kimse dilenmesin. Herkes güvence içinde insan gibi yaşasın. Ama yardıma muhtaç biri gördüğümde “Gerçekten yardıma muhtaç mı?” sorusu gelmesin aklıma. İnsanıma güvenmek istiyorum. Dilencilik yapan insanları daha sonra kendilerine ziyafet verirken görmek istemiyorum.

Bu arada İstanbul’da düzenlenen Bienal’in Feriköy Rum Okulu ayağında da Siniša Labrović adlı Zagrebli bir bey amca ironik bir dille yazdığı Lisansüstü Eğitim adlı kitabıyla eğitim sistemi doktrinini izleyerek: fırsatçılık, rekabet, aldatmacanın sırlarını anlatıyor. Siniša Labrović’in sergisinin bulunduğu katta kitabın dilencilikle ilgili kısmı sergileniyordu çeşitli illüstrasyonlarla bir göz atın derim.

Bundan sonra çeşitli etkinlik haberleri ile karşınızda olacağım efendim. Gergingergedan’ın takipçisi olmaya devam edin. Hoşçakalın.

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın:
  • Facebook
  • MySpace
  • Twitter
  • StumbleUpon
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Yahoo! Bookmarks
  • Yahoo! Buzz
  • Live
  • FriendFeed
  • Reddit
  • email

Homurtuya Bir Tepki Bırak




Üste Git